Sağlık

Şap hastalığı insana bulaşır mı, hayvandan insana geçer mi?

Şap hastalığı, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Kurban Bayramı sonrasında artan vaka artışları nedeniyle hayvan pazarlarının kapatılması sonrasında merak ediliyor. Şap hastalığı insana bulaşır mı, hayvandan insana geçer mi?

ŞAP HASTALIĞI İNSANA BULAŞIR MI?

Hastalık hayvandan insana doğrudan temas yoluyla bulaşırŞap hastalığı öncelikle bir hayvan hastalığı olup tipik olarak insanları etkilemez. Hastalığa neden olan virüsün insanları enfekte etme potansiyeli oldukça düşüktür.

Şap hastalığı sığır, koyun, keçi, domuz gibi çift tırnaklı hayvanları etkileyen bulaşıcı karakterde, akut seyirli ve zoonotik bir hastalık olup, hastalık duyarlı hayvanlar arasında hızla yayılabilir.

Şap hastalığı, 19’uncu Yüzyıldan başlayarak dünya genelinde pek çok ülkede ortaya çıkmıştır. Hastalık çeşitli ülkelerde enfekte hayvanların kesimi, şüpheli hayvanların karantinası ve aşılama programları yardımıyla kontrol altında tutulsa da, birçok ülke Şap hastalığı yönünden halen tam olarak güvenli değildir. Ülkemizde de aşılama ve gerektiğinde karantina uygulamalarıyla hastalık kontrol altında tutuluyor. Ancak zaman zaman hayvan hareketliliğinin fazlalığı nedeniyle hastalıkla ilgili bildirimler yapılıyor.

Son günlerde Zonguldak ve Ardahan illerinde çok sayıda köyün Şap hastalığı nedeniyle karantinaya alındığı ve izolasyon, dezenfeksiyon, aşılama, eğitim ve hayvan hareketliliğinin önlenmesi gibi tedbirlerle hastalıkla mücadele edildiği yönünde ulusal basında haberler yer aldı.

Hastalık Etkeni

Şap hastalığı adıyla da bilinen foot-and-mouth-disease, viral bir hastalık olup etkeni Picornaviridae ailesinden Aphtovirus alt grubunda yer alan foot-and-mouth-virüs’tür. Virüsün O, A, C, Asia 1, SAT 1, SAT 2 ve SAT 3 olmak üzere 7 serotipi ve birçok farklı alt tipi bulunuyor.

Virüs yüksek sıcaklıkta ve doğrudan güneş ışığında canlılığını hızla kaybeder. Virüs 37 °C sıcaklıkta 12 saatte, 60-65 °C sıcaklıkta 30 dakikada, 85 °C sıcaklıkta hemen ölür. Ayrıca asit ve baz pH’larda da canlı kalamaz. Ancak virüs bunun dışında kalan çevre koşullarına karşı oldukça dayanıklı olup, canlılığını aylarca sürdürebilir.

Klinik Belirtiler

Hayvanlarda Şap hastalığının en yaygın klinik belirtileri arasında ateş, dilde, dudaklarda, diş etlerinde ve ayaklarda kabarcık benzeri yaralar, salya akması, topallama ve süt üretiminde azalma yer alır. Enfekte hayvanlarda ayrıca kilo kaybı, iştah azalması ve doğurganlıkta azalma görülebilir.

Hastalık koyun ve keçilerde daha hafif seyirli olup, sığırlarda daha ağır seyreder. Hastalığa bağlı mortalite düşük olup, ön planda genç hayvanlar ve yavrular etkilenir.

Bulaş Yolu

Şap hastalığı öncelikle enfekte hayvanlarla, salgılarıyla veya yem, ekipman, araç-gereç gibi kontamine materyallerle doğrudan temas yoluyla bulaşır. Virüs, özellikle hayvancılığın yoğun olduğu bölgelerde kısa mesafelerde hava yoluyla da yayılabilir. İnsanlar virüsü giysilerinde, ayakkabılarında ve ellerinde taşıyarak yayılmasını kolaylaştırabilir. Hastalığın inkübasyon periyodu 2-14 gündür.

Korunma Önlemleri

Altı ayda bir hayvan aşılaması, ahırlara giriş-çıkışların sınırlanması, düzenli olarak araç-gereç ve tesis dezenfeksiyonu, hasta veya hastalık şüphesi taşıyan hayvanların ayrılması ve yeni hayvanların karantina uygulaması sonrası sürüye dahil edilmesi gibi biyogüvenlik önlemleri ve hastalık bildirimleri üzerinden devam eden sürveyans, Şap hastalığına karşı tedbirler olarak ülkemizde kullanılıyor. Şap hastalığı bildirimi zorunlu bir hastalıktır.

Hastalığın hızlı tespiti ve bildirimi, enfekte hayvanların izolasyonu, hastalık şüphesi taşıyan hayvanların karantinaya alınması, hayvan hareketlerinin kontrolü ve aşılama, salgınları kontrol altına almada çok önemlidir.

Şap hastalığı, üretim kayıpları, ticaret kısıtlamaları ve sağlık masraflarının artmasına neden olabileceğinden, hayvancılıkla geçinen ülkeler üzerinde önemli bir ekonomik etkiye sahiptir. Salgınlar, hastalığın daha fazla yayılmasını önlemek için etkilenen hayvanların itlaf edilmesine yol açabilir.

Şap Enstitüsü’nde hastalık ile ilgili araştırma ve eğitim çalışmaları yürütülüyor

Ülkemizde 1957’de görülen Şap salgını sonrasında 1958’de geçici olarak kurulan Şap Laboratuvarı, 1967 yılı itibariyle kalıcı nitelik kazanarak Şap Enstitüsü adıyla varlığını sürdürüyor. Hastalığa neden olan virüs tiplerinin belirlenmesi, bu tiplere karşı aşı üretiminin yapılması, bağışıklık düzeylerinin belirlenmesi ve Şap hastalığı ile ilgili araştırma ve eğitim çalışmaları bu enstitü tarafından yapılmaktadır.

Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (OIE), Şap hastalığını küresel olarak izlemek ve kontrol etmek için çalışan uluslararası kuruluşlardır. Hastalığın hayvan sağlığı ve uluslararası ticaret üzerindeki etkisini en aza indirmek için hastalık sürveyansı, önleme ve kontrol önlemleri için kılavuzlar sağlarlar.

Hastalık hayvandan insana doğrudan temas yoluyla bulaşır

Şap hastalığı öncelikle bir hayvan hastalığı olup tipik olarak insanları etkilemez. Hastalığa neden olan virüsün insanları enfekte etme potansiyeli oldukça düşüktür. Bununla birlikte nadir durumlarda, özellikle veteriner hekimler, hayvan bakıcıları/hayvancılıkla uğraşan kişiler ve laboratuvar çalışanları, enfekte olabilir. Hastalık hayvandan insana doğrudan temas yoluyla bulaşır. İnsandan insana bulaş son derece nadir olup yine doğrudan temas yoluyla bulaş beklenmektedir. Hastalık, influenza veya Covid-19’da olduğu şekilde, solunum yoluyla yayılım gösteriyor.

İyileşme hızlıdır ve ciddi komplikasyonlar son derece nadirdir

Eğer bir kişi Şap hastalığına yakalanırsa, semptomlar hafif ve geçici, hastalık kendi kendini sınırlayıcı özelliktedir. Ateş, ellerde, ayaklarda, ağızda kabarcık benzeri yaralar ve grip benzeri semptomlar görülebilir. İyileşme hızlıdır ve ciddi komplikasyonlar son derece nadirdir. Şap hastalığı için insanlara spesifik bir aşı veya ilaç bulunmuyor. Hastalığa yakalanma durumunda semptomatik tedavi, hidrasyon, istirahat ve el hijyeni önerilir.

Şap hastalığından korunmada el hijyeninin sağlanması, hayvan bakımı sırasında eldiven, çizme, tulum gibi koruyucu giysilerin kullanımı, sütün kaynatılarak ve etin iyi pişirilerek tüketilmesi önemlidir.

Hayvan aşılaması ve hijyen uygulamalarına uyulması önemlidir

Şap hastalığı temel olarak çiftlik hayvanlarını etkilediğinden, hastalığın önemli ekonomik ve ticari sonuçları söz konusudur.İnsan sağlığı açısından bakıldığında, hayvandan insana bulaşın nadir olması ve insandan insana bulaş olmaması nedeniyle büyük bir risk bulunmuyor. Ancak hastalığın yayılımının önlenmesi açısından hayvan aşılaması ve hijyen uygulamaları başta olmak üzere tedbirlere uyulması önemlidir.

Uzm. Dr. Elif Nur Yıldırım Öztürk
Halk Sağlığı ABD-Epidemiyoloji Birimi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu